Ana Sayfa | Atatürk | Nazım Hikmet | Yazılar | Şiir |Röportajlar | Foto Albüm | Burçlar-Ağaçlar | Linkler

Röportajlar

Sevişecek başka şey kalmadı mı?

Gazeteci Yaşar Gürsoy'un 2. baskısı yapılan Beyninle Seviş (me) kitabı, kadın-erkek ilişkilerine çarpıcı bir boyut getiriyor.

Akıllı kadın erkeği parmağında oynatmaz. Yüreğini okşayarak yönetir!..

Aşk tutkudur! Tutkuların esiri olmamalı!

Kıskanan kadın güven de duymaz, erkekler minik kıskanılmaları zevkle karşılar. Ama aşırısına...

SORU : Kadın, erkeğe nasıl bakıyor kitabında?..
Y.G : Kadın doğası itibariyle yönetilmeyi sever. Ancak erkeklerin büyük çoğunluğu da, bundan zevk alır. Erkek baskı altında olduğu zamanlarda ilişkiyi soğutmaya başlar. İlişki soğuyunca tadı kaçar. Yemek ilk piştiği an kadar tat verebilir mi?..

SORU : Sevişecek başka bir şey yok mu?. Neden beyninle sevişmeli?..
Y.G : Benliğinle buluşma aslında... Yaş ilerledikçe kadın da, erkek de farkında olmadan kendi benliğiyle buluşuyor. Bu anları itiraf etmeye cesareti olmayınca sorunlar başlıyor. Bunun için kitabın en son yazısında Yorulursun! Değiş!.. diye yazdım. Ya da; Değiş! Yorulursun!..Bedelini ödediğin taktirde her şeyi yaşamak mümkün. Ömür kısa...

SORU : Kitapta kadın kıskançlığı da ön plana çıkıyor?
Y.G : Güveler elbiseleri nasıl kemirirse kıskançlıkta insanı öyle kemirir derler. Kıskanan kadın güven de duymaz. Bu bir hastalık! Reçetesi, bu iki duygunun bertaraf edilmesi. Kadın erkekten daha şüpheci...Erkekler minik kıskanılmaları zevkle karşılar. Ama aşırısına tepki veriyor; suskunluğu da kazanç sanıyor. Sessizlik ihanet etmez, sessiz sular derinden akar.

SORU : Filozoflarla da konuşmuşsun! Onlar aşkı nasıl tanımlıyor?
Y.G : Lyton; Tutku aşka meydan okuyan tek kuvvettir, Platarkhos İşin içine kadın girince tutkular yön değiştirir. Işıklar söndüğü zaman bütün kadınlar güzeldir. diyor. Aşk aslında tutkudur. Tutkuların esiri olmamak lazım diye düşünüyorum. Platarkhos'a , Sen karınla karanlıkta mı tanıştın?.. diye sordum. Susmayı tercih etti...

SORU : Ne olacak kadın ve erkeklerin bu hali?
Y.G : Olacağı şu! Kadın erkeği sevgisiyle büyütüp besleyecek, erkek hınzır; zıpır, dürtüleriyle kadının yanında durmayı sürdürecek... Kadın zekice; yüreğini beyniyle sevişerek sunacak erkeğine... Böyle olduğunda sorun yaşanacağını sanmıyorum. Gerçekleri yaşanılan çağa dürüst ve mantıklı uydurmalı. Kadın erkek ilişkisinde özgür olmak kadının gecenin bir yarısına kadar erkeği evde beklerken gezip tozması anlamına gelmemeli. Zeki ve akıllı kadın erkeğini parmağında oynatmaz. Yüreğini okşayarak yönetir!..

SORU : Bu kitapta anlaşılamamak gibi bir kaygın var mı? Kadın-erkek ilişkileri bir çok kereler yazılıp çizildi?
Y.G : Anlaşılmak gibi bir derdim yok. Derdim olmadığına göre kaygım da yok. Kitaptaki ilişkilerin genelinde, karşıt cinslere anlatılmaya cesaret edilemeyen ve sonunda hüsrana uğranılan gerçekler var. Yüzleşmenin tam anlamıyla en gerçek olanı. Anlamayana davul zurna az...
****************

Herkes 'gizlediği kendini' bulacak

Gazeteci Yaşar Gürsoy'un 'Beyninle Seviş (me)' adlı kitabı düşündürüyor, güldürüyor, kışkırtıyor. Kadın-erkek ilişkilerinin ayrıntılarını anlatan 43 ayrı gözlem yazısının her biri ise roman tadında dile getirilmiş.

Kitabınızın altyapısından ve hazırlık aşamasından söz eder misiniz? Neden Benimle Seviş(me)?
Biraz yalnızlıktan, biraz işsizlikten, biraz da yoğun yaşanılan duyguların çatlak bulup dışarılara süzülmesi bu kitap. Beyin biraz saksıya benzer. Çatlak saksıdan sızan su gibi bir şey benimkisi. Ama fazla çatlamamak gerekir. Bu yüzden Seviş (me)... Güçlü bir irade gerekiyor.

* Daha çok gözleme dayalı yazıyorsunuz? Malzemeniz insan. Ne zamanlar, nerede yazıyorsunuz?
Detaycı biriyim. Radarları normalin biraz üzerinde açarsan, çok şeyi değişik bir açıdan görüp; değerlendirebiliyorsun. Hani hep denir ya 'kendine vakit ayır' diye... Biraz buna benziyor; yani benliğinle buluşuyorsun. İnsandan daha iyi bir malzeme düşünemiyorum. Asli görevimin bittiği andan itibaren kendi düşsel ve sevdiğim mekanlarda buluşuyorum. Yazarken çıplak olmaya gayret ediyorum.

* Nasıl yani? Gerçek anlamda bir çıplaklıktan mı söz ediyorsunuz?
Evet, ama hava çok soğuk değilse! Yalın olmak; kendi kendimi ya da karşımdakini kandırmadan yazmak... Çıplak yazarken yaşanan ve düşlenen her şey daha doğru geliyor bana. Yeni doğan bebek yumuşaklığı gibi bir şey. Dört kollu yolcusunun bile üzerinde kefen var, ve o bile hesap vereceğe uğurlanıyor.

* Kitabın birçok bölümünde kadın daha ön planda? Kadına sanki biraz daha fazlaca değer vermişsiniz...
Gözlemlediğim birçok ilişkide kadın daha baskın. Kadın işini biliyor. Aslında içinde şeytan olan erkekler. Haylazlığı erkek yapıyor. Erkek, ilişki vapurunun dümenini elinde tuttuğunu sanıyor, kadın bunu biliyor ama duygu sağanakları altında ıslanırken önce kaçacak yer arayıp bulamıyor, bulduğunda da iş işten geçmiş oluyor. İşte bunun farkına varan kadınlar var aslında kitapta. Onur ve gururunun farkına varanlar. Ben şansımı kaybettim ama yaşarken kadın olmak varmış... Zaten ikinci kitabımın adını 'Yaşarken Kadın Ol' koydum.

* Kitapta kocasına "Defol git hayatım" diyen bir kadın da var, kendinden yaşça büyük erkekten medet uman; sevişmek isteyen genç kız da.
Hayat kadını da var... Birbirlerini asla affetmeyen kadın ile erkek, kıskanç ve güvensiz ikilinin didişmeleri, ürkek ama kararlı vedalaşanlar da... Sevgi nefret itişmelerinin adını 'aşk' koydum.

* Kitabınızın son yazısı 'Yorulursun Değiş'. Neden?
Kadın ya da erkeğin bir gün mutlaka yorulduğunun farkına varması gerekiyor. Özellikle kadın erkek ilişkilerinde, gönül oyunlarında... Yorulduğunu düşünen ya da hakikaten hisseden kadın ve erkek mutlaka kaçmak zorunda. En onurlusu budur! Gerçekten en büyük hırsızlık insanın zamanını çalmak.

***************

Şeyten erkeklerin içinde

KADIN ERKEKDEN DAHA DÜRÜST SEVİYOR

ŞEYTAN ERKEKLERİN İÇİNDE

Yaşanılan her an düşlerle harmanlanır; minicikte olsa yeni dünyalar hazırlanır.
Elinde olmadan... Kimi zaman canını acıtarak, kimi zaman da acılardan mutluluk çıkarmaya çalışarak.
Ve işte o anlarda kaçış yaşanır çok uzaklara.
Benliğinle buluşma vaktidir.



* ATV Haber Muhabiri Yaşar Gürsoy'un 2.baskısı yapılan
Beyninle Seviş (me) kitabında, kadın-erkek; her insan kendini buluyor,
Yüzleşme denilen derin duygunun çarpıcı gerçeğiyle yüz yüze kalıyor.

SORU : Bu kitap hayalle gerçek arasında; fora yelken bir gidişin öyküsü mü?
Y.G : Evet. Kimi zaman açık denizlere, kimi zaman geçmişe, kimi zaman da gerçeğin ta kendisiyle yüzleşme.

SORU :Deli biri olmalı bir zaman! Çıplak hissetmeli! demişsin? Denedin mi?..
Y.G : Kitapta kağıda döktüklerimin bir çoğunu denedim. Ama öncelikle gerçek yaşamdan; gerçek alıntılar. Kulak misafiri olduklarım ve bizzat tanık olduklarım. Her biri; özellikle kadın-erkek ilişkilerindeki gerçek yüzler...

SORU : Yürek abla, beyin erkek; hınzır kardeş ne anlama geliyor?
Y.G : Yürek şefkatli bir abla gibi. Beyin ise öncelikle aklı uçkurunda; hinlik peşinde... Aşk yürekle yaşanır. Bunun için kadın erkekten daha dürüst seviyor. Erkeklerin büyük çoğunluğu kadının önce bedenini, sonra yüreği soluyor.

SORU : İçinde şeytan olan erkekler mi?
Y.G : İhtilalleri kadınların yaptırdığı söylenir. Doğru! Katılıyorum... Ama içinde şeytan olan erkektir. İlişkilerde zararı erkek verir. Yani ilişkilerde kötü gidişin başlangıcını genelde erkekler hazırlar, kadınlar büyütür. Sonuç?! Hüsran!..

SORU : Kadına verilen değer daha ağır basıyor Beyninle Seviş (me) de?..
Y.G : Doğrusu da bu! Yazarların çoğunluğu erkek ve çoğunluğu da kadının ruhu okşayan yazılar kaleme alınıyor. Düpedüz kadının yüzleşmesi engelleniyor... Erkek hakimiyeti yazın dünyasında da mevcut. Kadınlar aldanmamalı. Zaten yeterince aldatılıyorlar...

SORU : Kadın aldatılmaya müsait mi?
Y.G : Kadın yüreğiyle seviyor. Sevmediğine inanmasa ruhunu,bedenini aşkını teslim etmez. Bir şeyleri kurtarmayı düşünürken sonunu hazırlıyor. Erkeğin kadını (nı) anlaması uzun zaman alıyor. Aldatılan kadın Mandela gibi düşünüyor. Af ediyor ama asla unutmuyor...

SORU : Af eden taraf onurlu mu?
Y.G : Unutmayı da bildiği sürece evet! Kadın yüreğini ortaya koymayı doğru bulmuşsa elinde tutmayı da becerebilmeli. Doğanın gerçeği. Erkeğin ruhunda haylazlık var. İstisnalar dışında erkeğin gözü her zaman dışarıdadır. Cazibeli olan taraf kadın..Erkeğin albenisi yok.

SORU : Yelken aç uzak diyarlara?.. diyor Beyninle Seviş (me) de?..
Y.G : İnsan kendini bulana kadar peşini bırakmamalı. Aksi taktirde gerçekler acı oluyor...

ATV Haber Muhabiri Yaşar Gürsoy’un 2.baskısı yapılan
Beyninle Seviş (me) kitabında, kadın-erkek; her insan kendini buluyor,
Yüzleşme denilen derin duygunun çarpıcı gerçeğiyle yüz yüze kalıyor.

Kıskançlık ve güvensizlik işin içine girerse aşk biter. Bela bir şey kıskançlık. Aşkı köreltiyor. Güvensizlik ise bitişin son basamağı.


İlişkiler akrep ile yelkovan gibi. Dönüp dolaşıp en tepede buluşuyorlar... Buluşmadıklarında zaman nasıl geçer?..


Bir kadının kalçasından daha ilgi çeken ne olabilir erkeğin dünyasında?..

Gerçeklerle yüzleşmenin bedeli ağır olur...

SORU : Neden beyninle sevişir insan?
Y.G : Benliğinle; kendinle buluşma aslında. Günün birinde mutlaka her kişinin yaşaması gerekiyor. Aksi taktirde sahte yaşanılır diye düşünüyorum. Karşındaki insana dürüst olmamak gibi bir durum.

SORU : Erotik bir çağrışım yapıyor?
Y.G : Evet. İçinde sevişme olan her cümle öyle... Ama bu kitapta erotizm kısıtlı boyutlarda. Gerçek anlamda kadın-erkek ilişkilerinin birebir gerçek yüzü. Erkekler nazik oldukları için mi önden buyur ediyorlar. Bence erkeklerin işine geliyor. Bir kadının kalçasından daha ilgi çeken ne olabilir erkeğin dünyasında?..

SORU : Her erkek bunu yapar mı? Nezaket sınırlarını hak getire o halde?
Y.G : Büyük çoğunluğu bunu yapar. Ama itiraf edecek kadar cesareti yoktur. Zaten kadın erkeğin arkasından geldiğinde erkeğin adı yobaza çıkıyor. Kadın hoşnut mu sanki bu durumdan. Bence hayır! Kadın da önden buyurmayı seviyor.

SORU : Kendini bulana kadar peşini bırakmamak lazım? Bu ne anlama geliyor tam olarak?
Y.G : Kadın-erkek fark ettirmeden; her fırsatta kendini yaşıyor. İlişki başlıyor, yıllar geçiyor, geçmişte kalan en mutlu, en unutulmaz anlar bile sümen altı ediliyor. Kimi zaman elinde olmadan, kimi zaman bilerek; isteyerek. Gerçeklerle yüzleşmenin bedelinin ağır olduğunu düşünüyor insan. Cesaret işi bir yerde. Bunun için aslında kitabın adındaki (me) hecesi...

SORU : Karşıt cinse(kadın) verilen değer daha mı ağır basıyor beyninle Seviş(me) de?.
Y.G : Genel anlamda öyle. Yaşamın içinde de bu açık seçik ortada. Kabul etmeyenler erkeklerin büyük çoğunluğu. Kitapta Dişileri seviyorumdiye bir yazı var. Hemcinslerim tepki gösterdi. her ay bir yerinizin ağrıdığını düşünsenize dedim; senin sonun iyi değildediler. Kadın anne, kadın her şey... Kadın erkekten en azından daha estetik. Kadınsız hayat çekilmez gibi geliyor bana.

SORU :Hafta sonu yaşanır en deli anlar!demişsin?
Y.G : Kadın-erkek hafta bittiğinde daha bir deli olur. Planlar haftanın başında kurulur. Özeti bu. Korkulacak bir durum yok. Radarlar daha bir fazla açıktır...

SORU : Fora yelken bir gidişin öyküsü nasıl oluyor?
Y.G : Seviyorsun, heyecan veriyor. Yıllar geçiyor sevgi azalıyor, aşk bitiyor; sorunlar, sıkıntılar tuzu biberi oluyor. Zaman gelip çattığında söylemelisin hissettiklerini. Zarar vermemek adına, onurlu yaklaşmak adına... Gidiyorsun...Vicdanın ile mantığının, yüreğin ile zihninin harman dalı oynadığı anlar. Kandırmaktan, yapmacık olmaktan daha iyi bir durum yani. Dürüst olanı bu.

SORU : Aşk biter mi?
Y.G : Kıskançlık ve güvensizlik işin içine girerse biter. Bela bir şey kıskançlık. Aşkı köreltiyor. Güvensizlik ise bitişin son basamağı.

SORU : Aşk var mı?
Y.G : Olmaz mı!? Onu düşündüğünde boğazın düğümleniyor; aklın başından çalınıyor, yalnız anlarda; gecenin bir yarısında aklına düşüyorsa...

SORU : Sevgi-nefret itişmelerini yaz mışsın?..
Y.G : İlişkiler akrep ile yelkovan gibi. Dönüp dolaşıp en tepede buluşuyorlar... Buluşmadıklarında zaman nasıl geçer?..

SORU : İlişkilerde neden canını acıtır insan? Böyle yaklaşmışsın kitapta?..
Y.G : İnsanın canı yandığında aklı başına geliyor. Yaşarken sadece mutlu anlar yok. Her anımız mutlu olsaydı mutsuzluğun farkına varırken daha fazla canımız yanardı. İlişkilerde de böyle. Her anımız bal aylarındaki kadar yumuşak değil. Kadın da, erkek de mangal yürekli bir matador olmalı. Günlerimiz sayılı...

yasarakvaryum1.jpg

yasarkardaboy.jpg

Yaşar Gürsoy-2004

Olacağı şu! Kadın erkeği sevgisiyle büyütüp besleyecek, erkek hınzır; zıpır, dürtüleriyle kadının yanında durmayı sürdürecek...

Zeki ve akıllı kadın erkeğini parmağında oynatmaz. Yüreğini okşayarak yönetir!..

" ...Kadın mangal yürekli olmalı..."

Yaşar ne yaşar?..

Yaşar Gürsoy hem başarılı bir gazeteci hem de sevimli, sıcacık yürekli bir kardeşimizdir. Gündelik koşuşturmadan fırsat bulup da kendine vakit ayırdığı zamanları çok iyi değerlendirir Yaşar. Genç yaşına karşın yazdığı kitap sayısının artması da bunun sonucu. İşte tam önümde Yaşar Gürsoy'un ikinci baskısı yapılan Beyninle Seviş(me) adlı kitabı duruyor. Ben ilk baskıyı bir çırpıda okumuş, pek beğenmiştim. Orada "Yüzleşme" denilen o derin duygunun ağa babasıyla yüz yüze kaldığımı, herkesin de kendini böyle hissedeceği düşünmüştüm.
Ne duruyorsunuz?..
Dün bir ara sohbet ettik Yaşar'la. Yazdıklarının gerçek yaşamdan imbiklenmiş şeyler olduğunu itiraf ettirdim ona. Yaşamış ve yazmış yani. Belki de kitabı hoş kılan, okunur kılan, empati yaptırtan sihir burada. Dürüst, yalın ve sesli düşünmelerle yüklü Beyninle Seviş(me)'de hayal ve gerçek arasında gidip gelen yaşanmışlıklar sanırım sizin de dikkatinizi çekecek. Tabii ki alıp okursanız.

Savaş Ay-Sabah Gazetesi

////////////////////////////////////

DOĞA SAVAŞÇILARI DERNEĞİ 2002 ÖDÜLLERİ

Prof Dr. Abdullah Çoban Yenilebilinir Enerjiye Katkıları
Kayseri Erciyes Ünv. Öğr. Üyesi

Yaşar Kemal Doğaya ve Çevreye Katkıları

Yaşar Gürsoy
Çevre Haberleri Nedeniyle
( Atv )

Cengiz Özdemir Minyatür Tarih
( İst. Kültür A.Ş. Genel Müdür )

Bekir Batu Yunus Katliamı
( Sabah )

Birsel Sancar, Sultan Uçar Boğazın Sahibi Yok
( Star Gazetesi )

Doğa Kulüp Çevreye Uyan Yatırımları Nedeniyle
( Şile )

Dr. Yıldız Aksoy
Şehrim o kadar yeşildi ki
( Radikal Gazetesi )

Çoşkun Özden
Adalar Çöp Sorununun Çözümü Hakkında
( Adalar Belediye Başkanı )

Canan Hançer
Orman Yangınındaki Mücadelesi
( Kepsut Kaymakamı )

Ahmet Turan
Gayya Kuyusu Marmara
( Milliyet )

Ekrem Çalkılıç / Recep Günaydın
(TGRT ) Tezekten Doğalgaz Üretimi

Hasan Erşan
500 Milyon Dolarlık Deniz Atı
( Star Gazetesi )

Mansur Yavaş
Ankara Beypazarı Tarihi Dokunun
( Beypazarı Belediye Başkanı )
////////////////////

JURNAL NET
İnternethaber yazarı Yaşar Gürsoy ile "Sıcağı Sıcağına" ve "Haberciler" programlarının yapımcısı Murat Buldu, Sabri Demirdöğen'in sahibi olduğu, Türkiye'nin ilk ve tek sağlık kanalı Medical Channel'de, "Tansiyon" adlı bir haber programı için start verdiler. Yazılarıyla yaklaşık bir yıldır İnternethaber sitesinde yaşamdan kesitler sunan Yaşar Gürsoy, geçtiğimiz yıl BRT'den ayrılmış ve üç ay önce Medical Channel'de göreve başlamıştı. Yaşar Gürsoy, "Tansiyon" programının haber koordinatörlüğü ve sunuculuğunu yapıyor. Murat Buldu ise programının genel koordinatörlüğünün yanı sıra kanalın haber genel yayın yönetmenliğini üstlendi. İlk bölümü, 5 Ekim'de yayınlanan programın yönetmenliğini BRT'den ayrılan Fuat Dayıoğlu yürütüyor. Daha önce Kanal D'de görev yapan Gökhan Kayış, Soykan Bektaş ve Özge Albayrak da programda muhabir olarak görev yapıyorlar. (15 Ekim 2001)
*******

RADİKAL GAZETESİ

BEYNİNLE SEVİŞ(ME)
Yaşar Gürsoy, Arion Yayınları, deneme, 199 sayfa
"Yaşanılan her an düşlerle harmanlanır; minicik de olsa yeni dünyalar hazırlanır. Elinde olmadan... Kimi zaman canını acıtarak; kimi zaman da acılardan mutluluk çıkarmaya çalışarak. Ve işte o anlarda, bir kaçış yaşanır çok uzaklarda. 'Benliğinle' buluşma vaktidir. Beyninle flört eder; beyninle sevişirsin. Konuşturmalar! Yeni sevdalar, arayışlar, kaçışlar, üzerine üşüşen aşk notaları ya da sevişme öncelerinin planlı düşleri..." Atv Haber muhabiri olarak tanıdığımız Yaşar Gürsoy 'Beyninle Seviş(me)'adlı kitabında hayata dair denemeler sunuyor okuyucuya.
********

Türk Edebiyatı | Erotizm / Cinsellik | Kurgu:Roman, Deneme, Şiir ...İLKSAHAF@BEYNİNLE SEVİŞME YAŞAR GÜRSOY ... Sinema, Siyaset, Sözlük, Şiir ve Tarih konularında Türkiye 'nin en geniş kitap ve dergi arşivini bulabilirsiniz. ...
www.gittigidiyor.com/main/search.php?search_type=detail&aramakategori=knft - 81k -
********

Yaşar ne yaşar?..

Yaşar Gürsoy hem başarılı bir gazeteci hem de sevimli, sıcacık yürekli bir kardeşimizdir. Gündelik koşuşturmadan fırsat bulup da kendine vakit ayırdığı zamanları çok iyi değerlendirir Yaşar. Genç yaşına karşın yazdığı kitap sayısının artması da bunun sonucu. İşte tam önümde Yaşar Gürsoy'un ikinci baskısı yapılan Beyninle Seviş(me) adlı kitabı duruyor. Ben ilk baskıyı bir çırpıda okumuş, pek beğenmiştim. Orada "Yüzleşme" denilen o derin duygunun ağa babasıyla yüz yüze kaldığımı, herkesin de kendini böyle hissedeceği düşünmüştüm.
Ne duruyorsunuz?..
Dün bir ara sohbet ettik Yaşar'la. Yazdıklarının gerçek yaşamdan imbiklenmiş şeyler olduğunu itiraf ettirdim ona. Yaşamış ve yazmış yani. Belki de kitabı hoş kılan, okunur kılan, empati yaptırtan sihir burada. Dürüst, yalın ve sesli düşünmelerle yüklü Beyninle Seviş(me)'de hayal ve gerçek arasında gidip gelen yaşanmışlıklar sanırım sizin de dikkatinizi çekecek. Tabii ki alıp okursanız.


5 Mayıs 2005
Savaş AY

*********

SAVAŞ AY


Kurtarmayın, biraz ekmek verin yeter!..
Binlerce insan su altında kalan evlerinden, işyerlerinden kurtarıldı amenna. Ama eldeki imkânlar bu kadar sürede herkesin tahliyesine, güvenli bölgeye nakline yetmedi ilk 2 gün.
Zaten gelmekte ayak direyen, "Mallarımız, eşyalarımız açıkta. Neyimiz varsa sular altında ya da yüzer gezer vaziyette. Bırakamayız, gelemeyiz"
diyenler var. atv ekibinden Yaşar Gürsoy, askeri aracı kullananlara rica ediyor:
- Şurada bir ev gördüm. Yaşlı bir teyzeyle amca vardı. Galiba biri felçliymiş. Kurtarabilir miyiz?

Gelmeyin boşuna
Askerler ikiletmiyor Yaşar' ı. Hemen oraya yöneliyorlar. Ama o ne! Teyze camdan bağırıyor kızgınlıkla:
- Gelmeyin boşuna. Biz buradan ayrılmayız.
- Teyze haydi gelin. Boğulacaksınız Allah korusun.
- Hayır gelmeyeceğiz. Zaten kocam felçli. Ayakları hissetmiyor, yürüyemiyor .
- Biz onu da alırız merak etme.
- ( öfkeyle) Hayır hayır gelmeyiz. Siz bize biraz ekmek verin yeter.
Yalvar yakar dil dökülüyor bu aksi ihtiyarlara. Neden sonra ikna oluyorlar. Köyden uzunca bir merdiven bulunuyor. Babayiğit iki asker, bizim Yaşar'la birlikte battaniyeye koyup kazasızca indiriyorlar amcayı ve teyzeyi.

********

MR.CANO

1959 Gaziantep / nizip doğumlu , i.ü devlet konservatuarı temel bilimler 1987 mezunu ,i. ü eczacılık fakültesi 1979 mezunu , 1982 yılından beri profesyonel olarak aranjör ses sanatçılıgı ve müzik direktör'lüğü yapıyor...bir çok kasette aranjman ve müzik yönetimi üzerine çalışmış .Bir çok müzik yapım firmasının albümlerinde aranjman mıx-edıt masterıng yapmış.yani aynı zamanda da bir tonmaıster...Klavye,akustik gitar,klasik gitar,akordıon,tanbur,rıtm & percussıons dahil bir çok enstrüman da çalabilmektedir.2 yıl flash tv 'de programcılık ve sunuculuk,1 yıl kanal d'de radyo çocuk programı yapımcı ve sunuculuğu yaptı..Mr.Cano aranje ve reklam müziği üzerine aydonat reklamda 7 yıl çalışmış bir çok reklam müziğine imza atmıştır.

REFERANSLAR

MEDYA KURULUŞLARI : Flash tv , radyo d , kanald , brt , marmara tv , radyo barış, , akşam , posta , tgrt,,M1 tv ,

MÜZİK FİRMALARI : ulus müzik,dost müzik , özmüziksan , eti müzik,oscar plak,,deniz plak,elenor , şah plak , ozan video , öztürk plak ,esen plak ,seyhan müzik , özdemirmüzik , akbaş , devsan , bayar ,armoni müzik ,uzunca müzik,Aziz plak , Çetinkaya kasetçilik,Karadeniz plak,Yaşam müzik , Koda müzik ,

STÜDYOLAR : stüdyo aydonat ,stüdyo pan,stüdyo rms, sos prod.,vst prod.

KİŞİSEL REFERANSLAR:

Ünal Ecemiş , Kıvırcık Ali , Ali Avaz , Mustafa Keser , Mustafa Topaloğlu ,Salih Soydemir , Gündoğar , Alihan , Dr . Nevzat Atlığ . Cem Bezeyiş , Turan Yükseler , Norayr Demirci , Galip Kayıhan , Fatih Salgar ,Gönül Şen , Halit Çelikoğlu , Atilla Atasoy , Vural Şahin , Ali Tekintüre , Turan Saka , Çetin Akdeniz , Ergin Kızılay , Ender Ergün , Sümer Ezgü , Affan Tarlan , İhsan Apça , Kami Acim , Kadir Tapucu , Kamil Yerge , Özgür Arcan , Sibel Dinçkal , fatma girik , i . Hakkı Özkan , Serap Mutlu Akbulut , Nesrin - Çetin Körükçü , Esat Kabaklı , Adnan Yavuzer , Tarık Tüfekçi , Mehmet Akyıldız , Kont Adnan , Emine Genç . Sevcan Yılmaz ,( ( Star haber ) , Zümre , Yaşar Gürsoy ( ATV haber ) ,

*********

www.turkishstudent.com
sitesindeki forumda öneri


hueL!a04-28-2005, 03:24
verdiginiz linkleri ziyaret ettim.. dikkatimi ceken birkac siirle karsilastim.. ve iclerinden birtanesini sectim.....


Beyninle Seviş
Yaşar Gürsoy


Hafta sonu yaşanır en deli anlar.
Hazırlıklar...
Koşuşturmalar...
Sevişme öncelerinin planlı düşleri, yeni sevdalar, çoğalıp üzerine üşüşen aşk şarkıları.
Ve içkili yaşanır yaşamlar.
Tadına varılır bir hafta sonu kaçamağında. İri-iri gelir sevilenler üzerine.
Kaçıp gitmeler...
Koşup sarılmalar, en çok o zamanlarda arzulanır.
Kimi yerlerde ayrılıklar, kimi yerlerde hüzünlü aşk şarkıları, kimi yerde de deli-dolu yaşanır.
*******


24 Temmuz 2005

LOZAN2005 Eylemine Katılanların Tüm Lİstesi
İsimler Soyadına Göre Alfabetik Dizilmiştir


Abdülkadir Altınçekiç
Avukat



Prof. Dr. Atilla Altunel
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi



Lamia Altunel




Yrd. Doç. Dr. Murat Argon
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi



E. Tuğg. İsmail Arıcı




Haşmet Atahan
68'liler Vakfı Eski Başkanı



Mihrinev Atay
Fransızca Öğretmeni



Orhan Ayber
İzmir İnşaat Müh. Odası Eski Başkanı



Mustafa Aynur
İnşaat Mühendisi



Prof. Dr. Hulki Başaloğlu
Adnan Menderes Ü.Tıp Fak. Öğretim Üyesi



Dr. Zerrin Başer
Yüksek İdeal Yolcuları Platformu Adına



Prof. Dr. Ferit Hakan Baykal
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi



Hacı Mehmet Bayraktar
İş Adamı



Tülay Bekar
Ulusal Bağımsız Kadın Avukatlar Grubu Temsilcisi



İbrahim Benli
İşadamı



Oğuzhan Beyaz
Takvim Gazetesi Gen. Yay.Yön.(Basın

Prof. Dr. Zekeriya Beyaz
Marmara Ü. İlahiyat Fakültesi



Ahmet Biber
ADD Artvin Şube Başkanı



Servet Bora
Eski Senatör, Avukat



Mustafa Bozbey
Nilüfer Belediye Başkanı/Bursa



Prof. Dr. Cahit Can
A.Ü. Hukuk Fak. Öğr. Üyesi, Yakın Doğu Ü. Hukuk Fak. Öğr. Üyesi



Mehmet Cengiz
Ulusal Birlik Konseyi Genel Sekreteri, Avukat



Mustafa Çağlar
Avukat



Nazmi Çakır
Nakliyeci



Lütfi Çakır
Esnaf



Düzgün Çaynak
İnşaat Mühendisi



Doç. Dr. Nilgün Çerikçioğlu
Marmara Ü.Tıp Fak. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üy.



Atilla Çilingir
Emekli Yarbay, Kıbrıs Gazisi



Yrd. Doç.Dr. Nesrin Çobanoğlu
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi



Kamuran Çolak




Salih Daşdemir
Türkiye Haber-İş Sendikası Diyarbakır Şube Başkanı



Kartal Cemil Demir
Burhaniye Ticaret Odası Eski Başkanı


Ali Deniz
Türkiye Haber-İş Sendikası Ankara Şube Başkanı



Veli Devecioğlu
Cezaevleri Eski Genel Müdürü, Avukat



Vahit Dikilitaş
İşadamı



İlhan Doğan




Dr. Zafer Doğan
ADD Çanakkale Şube Başkanı



Barlas Doğu
Hür Parti Genel Başkan Vekili, Milli Savunma Eski Bakanı



Orkide Düzkaya Gürsoy
İşletmeci



Mehmet Levent Emre
ADD Bornova Şube Başkanı



Prof. Dr. Ercan Enç
Mustafa Kemal Üniversitesi İktisat Fak. Dekanı



Zehra Bilge Eray
Kıbrıs Türk Kültür Derneği İst.Şb. Başkanı



Prof. Dr. Ahmet Ercan
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi



Gülperi Erdemir




Nevzat Erdemir
İzmir Barosu Başkanı



Yücel Erdener
DSP İstanbul Eski Milletvekili



Mevlüt Güngör Erdinç
Yozgat Eski Milletvekili,



Umut Barış Erdoğan


Ünal Erdoğan
EMO İstanbul Eski Şube Başkanı



Azmi Ermiş
Altı Nokta Körler Derneği Denizli Şube Başkanı



İlyas Güven Eroğlu
Karadeniz Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı



Prof. Dr. Birsen Ersel
İ.Ü. SBF Sosyal Siyaset Ana Bilim Dalı Bşk.



Gazi Tuğrul Ertuğrul
Mali Müşavir



Filiz Esen
Avukat, ADD Kadıköy Şb. Y: K.Üy., İst. Ü. Mezunları der. YKÜ



Hasan Esin
Noter



Can Esin




Bülent Esinoğlu
Sanayi Eski Genel Müdürü



Mehmet Eskicioğlu
Kuvvayı Milliye Ulusal Güçler Derneği Başkanı/Denizli



Atilla Hakan Ganimgil
Sinemacı



Nuran Gökdemir
Yayıncı



Mete Göknel
BOTAŞ Eski Genel Müdürü, Kimya Y. Mühendisi



Yrd. Doç. Dr. Erbil Göktaş
Kocaeli Ü.Güzel San. Fak. Ve Tiyatro Ektinlikleri Birimi Müdürü



Özden Gönül
Eczacı, Yurttaşlık Hareketi Derneği Adına



Ümit Görker
Gazeteci


Esat Güçhan
Tekel Eski Genel Md. MHP Eski Araştırma Md.



Mehmet Gül




Abdullah Gülgeç
İşçi Partisi Bursa İl Başkanı, Orman Y. Mühendisi



Semih Güner
Ankara Barosu Önceki Başkanı, Avukat
*************

EDİRNE'Yİ SEL ALIR

Kurtarmayın, biraz ekmek verin yeter!..


Binlerce insan su altında kalan evlerinden, işyerlerinden kurtarıldı amenna. Ama eldeki imkanlar bu kadar sürede herkesin tahliyesine, güvenli bölgeye nakline yetmedi ilk 2 gün. Zaten gelmekte ayak direyen, `Mallarımız, eşyalarımız açıkta. Neyimiz varsa sular altında ya da yüzer gezer vaziyette. Bırakamayız, gelemeyiz` diyenler var. atv ekibinden Yaşar Gürsoy, askeri aracı kullananlara rica ediyor: - Şurada bir ev gördüm. Yaşlı bir teyzeyle amca vardı. Galiba biri felçliymiş. Kurtarabilir miyiz? Gelmeyin boşuna Askerler ikiletmiyor Yaşar` ı. Hemen oraya yöneliyorlar. Ama o ne! Teyze camdan bağırıyor kızgınlıkla: - Gelmeyin boşuna. Biz buradan ayrılmayız. - Teyze haydi gelin. Boğulacaksınız Allah korusun. - Hayır gelmeyeceğiz. Zaten kocam felçli. Ayakları hissetmiyor, yürüyemiyor . - Biz onu da alırız merak etme. - ( öfkeyle) Hayır hayır gelmeyiz. Siz bize biraz ekmek verin yeter. Yalvar yakar dil dökülüyor bu aksi ihtiyarlara. Neden sonra ikna oluyorlar. Köyden uzunca bir merdiven bulunuyor. Babayiğit iki asker, bizim Yaşar`la birlikte battaniyeye koyup kazasızca indiriyorlar amcayı ve teyzeyi.
SABAH Gazetesi
***********


www.24haber.com

ygursoy@atv.com.tr